HOŞGÖRÜNÜN SINIRI: 9.CUMHURBAŞKANIMIZ MERHUM SÜLEYMAN DEMİREL’DEN BİR PERSPEKTİF
Hoşgörü, insanı olgunlaştıran ve birlikte yaşamayı mümkün kılan en önemli değerlerden biridir. Kişinin kendinden farklı düşünen insanları anlayışla karşılaması, başkalarının düşüncelerini özgürce ifade etmesine saygı göstermesi ve farklılıklarla bir arada yaşayabilmesi, toplumda barışın sağlanmasına katkı sunar.
Hoşgörüsüzlük ise insanların birlikte yaşama isteğini zayıflatır ve farklılıkları ortak bir noktada buluşturma imkânını ortadan kaldırır. Bu durum, toplumda ayrışmaya ve çatışmalara yol açabilir.
Ancak hoşgörünün de bir sınırı olmalıdır.
Her şeye sınırsız biçimde hoşgörü göstermek, hoşgörüsüz tutumların güçlenmesine ve sonunda hoşgörünün tamamen yok olmasına neden olabilir.
Bu yüzden hoşgörü, insan onurunu, özgürlüğü ve toplumsal barışı tehdit eden davranışlara karşı koruyucu bir çerçeve içinde ele alınmalıdır.
Sevgide güneş gibi ol; dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol; hataları örtmede gece gibi ol; tevazuda toprak gibi ol; öfkede ölü gibi ol. Her ne olursan ol. Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol (Mevlana).
***
Alper UZUNGÜNGÖR
.png)
Yorumlar
Yorum Gönder