KURUMSAL HASSASİYETİN ÇÖKÜŞÜ MÜ?

Devletin polisinin; evinde kokain olduğu değerlendirilen materyaller bulunduğu, villasının bahçesinde esrarla ilgili bulgulara rastlandığı açık kaynaklarda yer alan, uyuşturucu madde kullandığını bizzat kabul eden bir spikerle cep telefonu yazışmalarını “bir anlık dalgınlık” diyerek geçiştiren ve hakkında adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış olsa dahi soruşturması devam eden Saadettin Saran ile fotoğraf çektirmek için sıraya girmesi, kamu vicdanında derin bir yarılmaya neden olmaktadır.

Buradan İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya’ya soruyoruz:

Büyük bir coşkuyla selfie çektirmek için yarışan bu polislerin hiç mi kamuoyu hassasiyeti yok. Devlet ciddiyeti, kurumsal temsil ve mesleki etik konusunda bu kadar pervasız davranabilmelerinin izahı nedir?

Hatırlatmak isteriz ki; 1990’lı yıllarda Aydınspor’un yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığını yapan eski bir hükümlünün bir müsabaka sırasında protokol tribününde otururken elini sıkan görevli polisler hakkında soruşturma açılmıştı. O dönem devlet ciddiyeti ve kurumsal hassasiyet böyle anlaşılır, böyle korunurdu.

Bugün ise, hakkında yüz kızartıcı nitelikte iddialar bulunan kişilerle adeta fotoğraf yarışına giren polisler karşısında toplumun haklı tepkisini görmezden gelmek mümkün değildir.

Bu görüntüler yalnızca bireysel bir özensizlik değil; kurum itibarını zedeleyen, kamu vicdanında derin bir kırılmaya yol açan bir sorumsuzluk örneğidir.




 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Teşkilatımızın itibarını algı operasyonlarına kurban ettirmeyiz!

TÜRKİYE POLİS EMEKLİLERİ SOSYAL YARDIM DERNEĞİ AYDIN ŞUBESİ KAPATILDI

EMEKLİ POLİS FETÖCÜLERİN KORUNDUĞUNU İLERİ SÜREREK YÜRÜYÜŞ YAPTI