EMEKLIYE SEYYANEN ZAM DAVASI NE ZAMAN SONUÇLANACAK?

Ali Erdem Gündoğan ve Seyfettin Çilesiz YOUTUBE kanalinda Tele2 Haberde Ülkü Çoban’a anlattı.

Av. Ali Erdem Gündoğan - Neredeyse on günden fazla bir zaman geçti galiba veya on gün civarında bir zaman geçti.

Emekli Yargıtay Hakimi Seyfettin Çilesiz - Karar açıklanmadı. Buna bir anlam veremiyoruz. Bu gecikme, biz emeklilik, bu dava, memur ve diğer işçi emeklileri dahil milyonlarca emekli tarafından takip edilen bir dava. Çünkü doğrudan ve dolaylı olarak onları etkileyecek bir dava.

Ülkü Çoban - Siz bu yola nasıl çıktınız Sayın Çilesiz? Ben bunu da sormak istiyorum. Çünkü siz de emekli Yargıtay Onursal üyesisiniz. Yaşadığımız süreci, nasıl yola nasıl çıktınız? Emeklinin ne kadar alacağı var? anlatırmısınız?

Emekli Yargıtay Hakimi Seyfettin Çilesiz - Faiz hariç 450 bin TL. Efendim? Faiz hariç 450 bin TL civarında. Ülke Hanım. Ben şunu da açık yüreklilikle ifade etmeliyim ki, özellikle açlık sınırının altında maaş alan emekliler kadar ekonomik olarak zor durumda değilim.

Evet tamam benim de bir gelir kaygım var ama müracaat etmesem dahi ben müktesebatıma uygun olmasa da bir yaşantımı sürdürebilirim.

Ama çevremde, yakınlarım içinde o kadar çok ekonomik sıkıntı yaşayan, adeta açlıktan ölmemek için mücadele eden insanlar görünce, bu insanların adına bir hak arama, hukuki yollarla bir hak arama mücadelesine girdim.

Sağ olsun karşıma Allah Avukat Ali Erdem Dündoğan gibi bir insanı çıkarttı. O da çok içtenlikle, gönülden bu işe birlikte girdi, benimle birlikte girdi ve mücadeleyi devam ediyoruz.

Bu davayı biz kazanmak istiyoruz. Bütün gücümüzle, bütün benliğimizle, bütün samimiyetimizle bu davanın kazanılması gerektiğine inanıyoruz. Sadece bu davadan meydana gelen kayıpların telafisi de değil bu davayı kazanmamızın amacı.

Eğer biz bu davayı kazanamazsak, bundan sonraki memur maaş artışlarında emekliler, bu memurları dışarıda bırakan bu hüküm yürürlükte kaldığı sürece, bundan sonraki bu tür maaş artışlarında emekliler hep dışarıda bırakılacak.

Demek ki emekliler için asıl tehlikeli olan budur. Yani bu yol alacaktır. Bunu engellememiz gerekiyor, buna inanıyoruz. Bu sebeplerle bu yola çıktık.

Ülkü Çoban - Eğer kazanamazsak bundan sonra emekliler hep dışarıda kalacak dediniz ki uzun süredir iktidarın ne yazık ki izlediği yöntem emekliler üzerinde son derece net, son derece belirli. Peki, sizin sayın Gündoğan'a paylaştığınız bir nokta oldu sayın Çilesiz.

Emekli Yargıtay Hakimi Seyfettin Çilesiz - Dilerseniz onu kendisine de soralım. Çünkü süre geçti. Yani 15 günde biz sayın Gündoğan'la sürekli iletişimdeyiz.

Av. Ali Erdem Gündoğan - Siz önderlik ettiniz, milyonlarca emeklinin yolunu açmak istediniz. Ama 15 gün geçti, bekliyoruz. Bir açıklama yok, bir sonuç yok.

Daha ne kadar acaba bekletilebilir? Bu ne kadar hukukidir sayın Gündoğan? Hünkârım şimdi
İdari Yargılama Usulü Kanunu gereğince 15 gün içinde açıklaması gerekiyordu. Tabii yazılı olarak bir gerekçeyle. Kuvvetle muhtemel mahkeme kararı yazıyordur.

Burada muhalif olan üye olabilir. Şöyle örnek vereyim. Bir başkan, iki üye var. Bu üyelerden ikisi farklı ya da biri farklı. İkisi olumlu ya da ikisi olumsuz biri olumlu olabilir.

Farklı gerekçeler yazılacaktır. Ama yazım tarihleri mutlaka o 18 Aralık'la 15 gün içinde olacaktır. Yani aslında karar verilmiştir.

Biz yazımı yetiştiremedik diyecekler.

Aslında 15 gün içinde yazım kararı açıklamaları gerekiyordu. Ama o 15 günlük süre içinde biz kararımızı verdik. Yazım işi uzun sürdüğü için gecikme oldu diye.

Olabiliyor bazen böyle. Aktif mahkemelerde de yapılıyor. Karar tarihi farklı. Ama açıklama tarihi farklı.
Şimdi bir hafta çok sorun değil. Bir hafta daha bekleriz.

Biz emeklilere gerçekten hukuka aykırılık giderilsin. Bizim için sorun değil. Ülkü Hanım biz sürekli saat başı hep takip ediyoruz.

Ülkü Çoban - Sayın Çilesiz'e sormak isterim. Sayın Çilesiz tüy konusunda da yine hepimizi etkileyen sadece emeklileri değil asgari ücretlileri tüm çalışanları tüm emekçileri etkileyen bir konuda siz orada da peşine düştünüz. O yaraya parmak bastınız ve yine hukuki bir arayış içerisine girdiniz. Şimdi de aslında yaptığınız bu girişimle birlikte SGK'dan herhangi bir yanıt alamamakla birlikte hukuki olarak süreci devam ettirdiniz. Şimdi milyonlarca emekli bu girişimin sonucunu bekliyor. Siz nereye kadar mücadele edeceksiniz efendim? Nereye kadar gideceksiniz? Mesela Anayasa Mahkemesi'nden olumsuz bir karar gelirse ne yapmayı planlıyorsunuz?

Emekli Yargıtay Hakimi Seyfettin Çilesiz - Öncelikle bir noktayı işaret etmek istiyorum. Bu kararın gecikmesi biz emekleri biraz önce arz ettiğim gibi milyonlarca emeklinin takip ettiği bu davanın kararının gecikmesi biz emeklilerde doğrusu umut ve beklentimiz bakımından bir yükselme meydana getirdi. Yani umutlarımız yükseldi.

Demek ki bir şey var sayın mahkeme acaba biz emeklilerle yine bir karar geliştiriyor da o sebeple mi bu gecikme meydana geliyor şeklinde doğrusu emekliler arasında böyle bir beklenti yükseldi. Umarım, dilerim ki bu beklentiye uygun bir sonuç çıkar.

Diyelim ki beklentimiz gibi bir karar çıkmadı ve davamız reddedildi. Buradan ilan ediyorum ki tüm emekli dostlarıma bu işin peşini bırakacak değiliz. Eğer bir olumsuz karar olursa bu kararı istinafa taşırız. İstinaftan sonuç alamazsak danıştaya taşırız.

Oradan sonuç alamazsak Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruya taşırız. Oradan da sonuç alamazsak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar götürürüz.

Bu uğurda değerli avukatım bize destek verdiği sürece bu uğurda sonuna kadar gideriz.

Hiç burada bir tereddüt yoktur. Değerli emekli dostlarım asla bundan şüphe etmesinler. Bunu böyle tespit ettikten sonra şunu ifade edeyim ki eğer Sayın Mahkeme, Anayasa Mahkemesi'ne bu emekleri dışarıda bırakan kanun hükmünün iptali gerektirdiği dava açarsa ben inanıyorum ki Anayasa 
Mahkemesi bu hükmü iptal edecektir.

Burada bir kuşkum yok. İptal etmezse ne olur? Orada sanırım artık mesele çözümü yasa koyucuya kalır. O zaman Sayın Gündoğan, Sayın Seyfettin Çelişiz diyor ki avukatım devam ettikçe ben vazgeçmeyeceğim.

Buradan da herkese söylüyorum ben devam edeceğim diyor. Siz de devam edeceksiniz zannediyorum efendim. Zaten biz Üstat'la tanışmamız da ilginç oldu.

Av. Ali Erdem Gündoğan - Ben Üstat'ı tanıyınca bu işe girdim. Baktım gerçekten çok kararlı böyle hiç gözünü budaktan esirgemeyen kafasına koyduğu şeyi yapan bir insan. Az önce kendi de söyledi.
Sonuçta emekli maaşını çok lüks yaşamaz ama kendisini idame ettirecek bir şekilde ve kendini düşünmüyor şu anda.

Milyonlarca emekliyi düşündüğü için hareket ediyor. Ve biliyorsunuz TÜİK bir de tazminat davası açtı Üstat hakkında. 50 bin TL'lik. Benim itibarımı zedelediniz dediler. Bakın TÜİK'in biz itibarını zedelemişiz. Üstad'a manevi tazminat davası açtılar.

Bir de ceza dosyasıyla tehdit etmeye başladılar. Bunun üzerine biz de TÜİK'e 5 kuruşluk bir manevi tazminat davası açtık. Dedik kimseyi tehdit edemezsiniz.

Ceza davasının duruşması da 13 Ocak'ta yapılacak. Çok yaklaşmış. Çok yaklaşmış.
Evet bu yönde bedel de ödüyor Üstat.

Bir de aslında Üstat az önce anlattı ama şunu ben söyleyeyim. Gerçekten çok büyük bir tehdittir.
Eğer bu emeklileri dışarıda bırakan bir düzenleme iptal olmazsa Örnek veriyorum bugün 70 bin TL alan bir memur Sosyal Güvenlik Kurumu'na 50 bin TL alıyormuş gibi primleri yatıyor.

O 20 bin yani bu SYN zam yatmıyor. Emekli olduğu zaman da 50 bin üzerinden emekli olacak. Ve bu iptal olmazsa bugünkü çalışan memurlar da bir gün emekli olacak.

Emekli oldukları zaman bu çok geç olacak isyanları ya da itirazları. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi bunu iptal etmezse Hükümete de çok geniş bir yetki alanı sunacak.

Yani bundan sonra ne yapacak? Herkese zam yapacak. Emekliye yansımayacak şekilde çıkarabilecek çok zam. Dolayısıyla çok tehlikeli bir şeydir.

Bakın daha önce hakimlere yapılan hakimler arasında farklı zamları yapılan düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi iptal etti. Aynısı bizimkiyle aynıydı. Anayasa Mahkemesi aynı gerekçelerle iptal etti.

Dolayısıyla ne yürütmenin ne de yasak koyucunun böyle bir takdir yetkisi yok. Yani aynı şartlarda olan eşit olan insanlar arasında ayrım yapma. Çünkü kanun gereği memura yaptığınız zam toplu iş sözleşmesine tabidir. Doğrudan memur emeklisine de yapılır.

Bunu engelleyecek bir düzenlemenin önünü açarsak biz hukuk devletinden çıkmış oluruz. Hukuk devletinin tartışması şeyimiz olmaz.

Anayasa Mahkemesi gerçekten bunu iptal etmezse de ya da Anayasa Mahkemesi'ne gidilmezse de milyonlarca emeklinin vicdanında o insanlar mahkum olur gerçekten. Bunu emeklilere kimse açıklayamaz.

Şimdi ülkemizde pek çok olan da evet hukuk mücadelesi sürüyor.

Ülkü Çoban - Ama sizler Sayın Seyfettin Çilesiz ve Sayın Ali Erdem Gündoğan milyonlarca insan için, milyonlarca emekli için hatta TÜİK başlığında hepimiz için diyebiliriz. Bu mücadeleyi sürdürüyor. Elini taşın altına koyuyor.

Av. Ali Erdem Gündoğan - Biz mahkemeye 5 tane tanık sunduk. Bu tanığın 3'ü emekli dernek ve sendikaların başkanları. İkisi de sosyal güvenlik uzmanı. Hani TÜİK diyor ya benim itibarımı sarstıra. Dedi ki bunlar tanık olarak dinlensin.

TÜİK'in bugüne kadar milyonlarca emekliyi nasıl mağdur ettiğini ilk ağızdan dinlensin. Dolayısıyla zaten kimsenin itibar etmediği bir kurum verilerine, şeylerine. TÜİK ne yaptı? Hemen itiraz etti.
Hayır dedi emekliler gelmesin davaya, emekliler tanık olarak dinlenmesin. Biz de bu panik neden diye şaşırdık tabii. Daha tanık konusunda mahkeme bir karar vermedi.

Bakalım daha neler yaşayacağız ama gerçekten mutluyuz.

Mutluyuz ki bizler adına, milyonlarca emekli adına, milyonlarca çalışan adına mücadele eden, uğraşan, çabalayan birileri var.

Ülkü Çoban - Sayın Gündoğan son olarak güncel durumu sizden alabilir miyim? Hep izleyicilerimiz tekraren tekraren soruyorlar. Sadece memur emeklileri mi yoksa SGK emeklileri de dahil mi diye bu birinci sorum. İkinci sorum, bugün itibariyle ne kadar hak edicileri varsa yayılan zamdan emeklilerin, onu da bize belirtirseniz sevinirim.

Av. Ali Erdem Gündoğan - Ülkü Hanım biliyorsunuz. Bağkur, SGK ve emekli sandığın yasası ayrıydı. Sosyal güvenlik çatısı altında 5510 sayılı kanunla bunlar bir araya gelse de hala ayrı işlem yapılıyor.
Memur emeklileri daha önceden TÜİK enflasyonuna göre zam alıyordu. Daha sonra memurların toplu iş sözleşmesine dahil edildi.

Denizli'deki toplu iş sözleşmesinden memura verilen zam aynen memur emeklisine de verildi. Dolayısıyla memurlar memur emeklisi ayrı düzenlemede. SGK ile Bağkur’a ise TÜİK'in enflasyonu oranda zam yapılıyor.

Onların mevzuatı ayrı. Dolayısıyla biz onlar adına şu anda dava açamadık. Sadece memur emeklileri adına açtık.

Mevzuattan dolayı. Ama şöyle bir şey var. Eğer bu dava kazanıldığı takdirde en düşük memur emeklisinin aylığı kırk beş elli bine yaklaşıp da bağkurlu, Sgk'lı emeklisinin on dokuz bin yirmi bin emekli maaşı alması kabul edilebilir bir durum mu? Değil.

Ülkü Çoban - Dolayısıyla onların maaşları da en düşük memur aylığına doğru emekli memur aylığına doğru yükseltilecek. Yani SGK emeklilerinin de bu dava yolunu açacak diyorsunuz.

Av. Ali Erdem Gündoğan - Tabii ki. Kesinlikle açacaktır. İkincisi az önce söylediğiniz iki bin yirmi üç 
Temmuz ayında sekiz bin yetmiş yedi TL'ydi. Bu her altı ayda birkaç sayılar güncelleniyor. Bugün itibariyle yirmi iki ya da yirmi iki bin beş yüz TL'ye denk geliyor.

Topladığımız takdirde dört yüz elli bin TL gibi bir rakam çıkıyor. Ve bunların aslında ödenmediği aydan itibariyle yasal faizin de eklenmesi lazım.

Dolayısıyla faiz ayrı dört yüz elli bin TL'ye yakın her emeklinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nda alacağı var. Bir de şöyle bir şey var.

Biliyorsunuz emekliler sesini çıkarınca şimdi muhalefet iktidar dahil bir zam yapmanın peşinde.O zamla bizim davanın şu anda doğrudan bir bağlantısı yok. Bu ayrı bir zamdır yapılır alır emeklilerimiz.

Ülkü Çoban - Dört yüz elli bin lira artı faiz diyorsunuz. Herhalde yedi yüz bin liraya yakın bir oran her memur emeklisinin alacağı hak ettiği aslında hak ettiği yani zam davasında hak ettiği meblağ.

Çok teşekkür ediyorum.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Teşkilatımızın itibarını algı operasyonlarına kurban ettirmeyiz!

TÜRKİYE POLİS EMEKLİLERİ SOSYAL YARDIM DERNEĞİ AYDIN ŞUBESİ KAPATILDI

EMEKLİ POLİS FETÖCÜLERİN KORUNDUĞUNU İLERİ SÜREREK YÜRÜYÜŞ YAPTI