Şehit Polis Memuru Ali ÖZKAN

Şehit Polis Memuru Ali Özkan hatırası; vatan sevgimizin fıtratında saklı duran o kadim ateşin adıdır.

Doğu Karadeniz’i istila eden Çarlık ordusunun durdurulduğu ilk şehir Artvin’dir. Artvin’in bu sırrında, etrafına topladığı kırk kadınla Ruslara geçit vermeyen Çiçek Nine’nin ruhu vardır.

İşte o ruh; Şehit Polis Memuru Ali Özkan’ın omuzlarında daha çocukken büyümüştü.

Ali, 10 Mayıs 1962’de Artvin’de doğdu. Ailesi geçim derdiyle İstanbul’a göç etti; ancak Ali’nin kalbi hep Artvin’in sertliğini, mertliğini, kuzey rüzgarlarının taşıdığı o eski savaşçı nefesi taşıdı.

Ali sessizdi ama kararlıydı. Mütevazıydı ama dimdikti. Özkan ailesinin yiğit evladıydı; omuzlarındaki her sorumluluğu sanki bir yeminmiş gibi taşıdı.

Askerliğini bitirdiğinde içinde büyüyen o çağrı artık susturulamaz hale gelmişti: Devletine hizmet etmek… Milletine nefes olmak… İnsana ve insanlığa fayda bırakmak…

Bu çağrı onu polisliğe götürdü. Sınavları kazandı, 95532 sicil numarasıyla mezun oldu. İlk kez giydiği üniformayla bütünleşti; o üniforma bir daha hiç çıkmadı yüreğinden.

Görev yaptığı her sokakta, her nöbette, her karanlık gecede aynı duruşu taşıdı: “Vatan için nefesini bile hesap etmeyen bir polisin duruşu.”

1990’lı yılların başında şark görevi için Şırnak’taydı. Uludere TEM Büro Amirliği’nde çalışıyordu.
22 Şubat 1994 sabahı, ayazın iliklere işlediği bir günde özel aracıyla 47 kilometre yol giderek Şırnak Devlet Hastanesi’ne uğradı. Üst solunum yolu enfeksiyonu teşhisi kondu.

Dinlenmesi gerekiyordu… Ama Ali’nin vicdanı izin vermedi. “Görev beklemez,” dedi. Akşam saatlerine doğru Uludere’ye dönmek üzere yola çıktı.

Dağların arasından kıvrılarak uzanan güzergahta, Milli Jandarma Karakolu’nu geçtikten hemen sonra bölücü terör örgütü PKK yolu kesmişti. 

Üç araç ve emniyetin içme suyunu temin etmek için kaynak suyu almaya giden su tankeri durdurulmuştu.

O yıllar; terör örgütünün yol kesip insan kaçırdığı, haraç topladığı, insanları kurşuna dizdiği, köy ve kasabaları basıp katliamlar gerçekleştirdiği, bombalı saldırılar düzenlediği ve patlayıcı düzenekler kurduğu zorlu yıllardı.

İşte bu nedenle her polis gibi Ali de hazırlıklıydı. O bir TEM polisiydi. Çatışmalar, baskınlar ve sabotajlar için yetiştirilmiş; korkuya arkadaş, ecele yoldaş edilmiş polislerdendi.

Hiç vakit kaybetmeden aracını durdurdu. Tüfeğini ve beş şarjörünü yanına alarak mevzilendi ve derhal çatışmaya girdi. 

Bu sırada su tankeri sürücüsü, bekçi ve sivil vatandaşlar geriye, jandarma karakoluna sığınmak üzere koşmaya başlamışlardı.

Terörist grup bütün ağırlığıyla Ali’nin üzerine yüklenirken o bir yandan çatışıyor, diğer yandan telsiz anonsuyla durumu Şırnak Haber Merkezi’ne bildiriyordu.

Biliyordu ki arkadaşları en kısa zamanda yetişecek, hainlere gereken cevabı birlikte vereceklerdi.

Olay yerine ilk olarak Özel Harekat Müdürü Emniyet Amiri Mehmet Barbaros hareket etmişti. Panzerde altı özel harekat polisi daha vardı. Kelle koltukta yola çıktılar.

Milli Jandarma Karakolu yolu kesmiş, çatışma bölgesine girişe izin vermiyordu. Ancak Barbaros Amir dinlemedi. Barikatı aşarken jandarmaya, “Peşimden gelin!” diye sesleniyordu.

Barbaros Amir ve ekibi olay mahallinde hakimiyet kurmuş, teröristleri püskürtmüştü. 

Jandarma timinin de katıldığı arama-tarama faaliyetinde, Ali’nin mevzi aldığı ağacın arkasında şehit düştüğü görüldü. Bir şarjör mermisi kalmıştı.

Arkadaşları tarifsiz bir acı yaşadı. Gecenin karanlığına aldırmadan dağlara kaçan teröristlerin peşine düşmek istediler. Şehit Ali’nin naaşına baktıkça dudaklarını kanatacak kadar dişlerini sıktılar.

Ali’nin naaşı Şırnak Devlet Hastanesi’ne, oradan camiye getirildi. Dini vazifelerin ardından İstanbul’a sevk edilerek Edirnekapı Polis Şehitliği’nde ebedi istirahatgahına uğurlandı.

Ali bekardı, evlenmeye, yuva kurmaya fırsat bulamamıştı. 22 Şubat 1994 Salı günü şehadet şerbetini içerken ardında onurun, cesaretin, sadakatin ve vatan sevgisinin mirasını bıraktı.

Bugün onun adını anarken sadece bir polis memurunu değil; Artvin’in direniş damarından beslenen bir yiğidi, bu toprağın karakterini taşıyan bir evladı, görevini son nefesine kadar onurla yapan bir kahramanı anıyoruz.

Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

Alper UZUNGÜNGÖR
Başkomisr (E)
Aydın Polis Emeklileri Sosyal Yardım Derneği Başkanı



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Teşkilatımızın itibarını algı operasyonlarına kurban ettirmeyiz!

TÜRKİYE POLİS EMEKLİLERİ SOSYAL YARDIM DERNEĞİ AYDIN ŞUBESİ KAPATILDI

EMEKLİ POLİS FETÖCÜLERİN KORUNDUĞUNU İLERİ SÜREREK YÜRÜYÜŞ YAPTI