Cudi’nin Sarsılmaz Muhafızları: Altı Yiğit Bir Vatan
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kuruluşundan bugüne dek hem dış hem de iç tehdit unsurlarının kışkırtmalarıyla ortaya çıkan isyanlar ve terör hareketleriyle kararlılıkla mücadele etmiştir. Tüm zorluklara rağmen Türk milleti; sahip olduğu milli bilinç, vatan sevgisi ve sarsılmaz bağımsızlık iradesi sayesinde devletini her daim ayakta tutmayı başarmıştır.
Cumhuriyet’e, demokrasiye ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan sarsılmaz bağlılık, milletimizin en güçlü dayanağı ve Türkiye’nin karşılaştığı her türlü tehdide karşı varlığını sürdüren en sağlam teminatıdır.
1980’li yıllarda ortaya çıkan ve özellikle ülkemizin Doğu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerini hedef alan dış destekli bölücü terör örgütünün vahşi saldırıları, devletin terörü sonlandırmaya yönelik yeni stratejiler geliştirmesini zorunlu kılmıştır.
Bu doğrultuda 2005 yılında başlatılan ve kamuoyunda "çözüm süreci" olarak bilinen çalışmalar, başlangıçta toplumsal huzuru tesis etmeyi amaçlasa da süreç ilerledikçe örgütün silah, lojistik ve mali bakımdan güç kazanmasına zemin hazırlamıştır.
Aynı dönemde Irak ve Suriye’de yaşanan iç karışıklıklar ile PYD/YPG, DEAŞ ve FETÖ gibi unsurların bölgesel güvenlik üzerindeki olumsuz etkileri, tehditlerin çok boyutlu bir hal aldığını açıkça göstermiştir.
Devletimiz, "terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmak adına bu süreci yeniden değerlendirmiş; terörle mücadelenin tavizsiz sürdürülmesi için güvenlik güçlerimizi sahaya sevk ederek kesintisiz, yoğun ve koordineli operasyonlar başlatmıştır.
Bu kapsamlı mücadelenin bir parçası olarak Şırnak Silopi Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne bağlı bir tim; Cizre-Silopi hattı ile Irak sınırını belirleyen Cudi Dağı eteklerinde, Nevruz kutlamalarını kana bulayacağı tespit edilen ağır silahlı bir terörist grubun, Şırnak merkez ile Silopi arasındaki stratejik geçiş güzergahından ilerlediği istihbaratı üzerine operasyon başlatılmıştır.
Şırnak Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne bağlı timler, teröristlerin kaçış yollarını kesmek ve bölgeyi temizlemek amacıyla Cudi Dağı’nın Tuşimiya mevkii ve Kemerli bölgesine helikopterlerle indirilerek harekat başlatılmıştır.
21 Mart sabahı saat 10.00 sularında ilk temas; arazinin sarp yapısı ve teröristlerin mağaralara gizlenmiş olması nedeniyle operasyonel açıdan oldukça dezavantajlı bir noktada gerçekleşmiştir. Terörist unsurlar; hakim tepelerde, mağara girişlerinde ve korunaklı mevzilerde ağır silahlarla konuşlanmışken; kahraman Polis Özel Harekat timimiz, tamamen açık arazide ve çıplak kayalıkların arasında, vatan aşkıyla ileri atılmıştır.
Çatışmanın ilk anlarından itibaren roketatar ve ağır makineli silahlarla yoğun ateş altına alınan timimiz, bir an bile tereddüt etmeyerek geri çekilmeyi reddetmiştir. Yiğitlerimiz; bir yandan yaralı arkadaşlarını ateş hattından tahliye etmek, diğer yandan terörist grubu geri püskürtmek için mermilerin üzerine yürüyerek göğüs göğüse bir mücadeleye girişmiştir. Gece karanlığı çökene dek süren bu amansız çatışmada ağır kayıplar veren örgüt mensupları, karanlıktan yararlanarak kaçmaya çalışmıştır.
Bu destansı mücadele sırasında, en ön safta omuz omuza çarpışan altı yiğidimiz şehadet mertebesine ulaşmıştır. Timin en tecrübeli isimlerinden Özel Harekat Polis Memuru Kadir Can, en zor şartlarda dahi soğukkanlılığını yitirmeyen evladımız Özel Harekat Polis Memuru Cihat Akkaya ve birbirlerine siper olup son nefeslerine kadar direnen kahraman Özel Harekat Polis Memurlarımız Yavuz Selim Arslan, Mustafa Erdoğan, Recep Topaloğlu, Arif Mamış; kanlarının son damlasına kadar sarsılmaz bir iradeyle direnerek vatan sevgilerini Cudi Dağı’nın sarp kayalıklarına mühürlemişlerdir.
Şafak vaktiyle birlikte devletimizin kararlılığı sahaya daha güçlü yansımış; 23.Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı ve Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugayı’na bağlı JÖH birlikleri ile Kobra helikopterleri bölgeye sevk edilmiştir. İki gün boyunca kesintisiz süren operasyonlar neticesinde şehitlerimizin kanı yerde bırakılmamış, saldırıyı gerçekleştiren gruptan onlarca terörist etkisiz hale getirilmiştir.
Bayrağı, vatanı ve milleti uğruna kahramanca çarpışan şehitlerimizin naaşları, Şırnak Emniyet Müdürlüğü önünde düzenlenen törenin ardından memleketlerine gönderilmek üzere Diyarbakır’a nakledilmiş ve ebedi istirahatgahlarına uğurlanmışlardır.
Şehitlerimiz geride gözü yaşlı ama vakur aileler bırakmıştır. Bu emanetler, milletimizin ve devletimizin omuzlarındaki en kıymetli sorumluluktur. Onların aziz hatırasına sahip çıkmak ve terörle mücadeledeki kararlılıktan vazgeçmemek, şehitlerimizin vatan iradesine olan borcumuzdur.
Bugün, Şırnak Özel Harekat şehitlerimizin şehadet yıl dönümünde; onları bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Sizleri Unutmayacağız…
***
Alper UZUNGÜNGÖR
Başkomiser (e)
Cumhuriyet’e, demokrasiye ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan sarsılmaz bağlılık, milletimizin en güçlü dayanağı ve Türkiye’nin karşılaştığı her türlü tehdide karşı varlığını sürdüren en sağlam teminatıdır.
1980’li yıllarda ortaya çıkan ve özellikle ülkemizin Doğu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerini hedef alan dış destekli bölücü terör örgütünün vahşi saldırıları, devletin terörü sonlandırmaya yönelik yeni stratejiler geliştirmesini zorunlu kılmıştır.
Bu doğrultuda 2005 yılında başlatılan ve kamuoyunda "çözüm süreci" olarak bilinen çalışmalar, başlangıçta toplumsal huzuru tesis etmeyi amaçlasa da süreç ilerledikçe örgütün silah, lojistik ve mali bakımdan güç kazanmasına zemin hazırlamıştır.
Aynı dönemde Irak ve Suriye’de yaşanan iç karışıklıklar ile PYD/YPG, DEAŞ ve FETÖ gibi unsurların bölgesel güvenlik üzerindeki olumsuz etkileri, tehditlerin çok boyutlu bir hal aldığını açıkça göstermiştir.
Devletimiz, "terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmak adına bu süreci yeniden değerlendirmiş; terörle mücadelenin tavizsiz sürdürülmesi için güvenlik güçlerimizi sahaya sevk ederek kesintisiz, yoğun ve koordineli operasyonlar başlatmıştır.
Bu kapsamlı mücadelenin bir parçası olarak Şırnak Silopi Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne bağlı bir tim; Cizre-Silopi hattı ile Irak sınırını belirleyen Cudi Dağı eteklerinde, Nevruz kutlamalarını kana bulayacağı tespit edilen ağır silahlı bir terörist grubun, Şırnak merkez ile Silopi arasındaki stratejik geçiş güzergahından ilerlediği istihbaratı üzerine operasyon başlatılmıştır.
Şırnak Özel Harekat Şube Müdürlüğü’ne bağlı timler, teröristlerin kaçış yollarını kesmek ve bölgeyi temizlemek amacıyla Cudi Dağı’nın Tuşimiya mevkii ve Kemerli bölgesine helikopterlerle indirilerek harekat başlatılmıştır.
21 Mart sabahı saat 10.00 sularında ilk temas; arazinin sarp yapısı ve teröristlerin mağaralara gizlenmiş olması nedeniyle operasyonel açıdan oldukça dezavantajlı bir noktada gerçekleşmiştir. Terörist unsurlar; hakim tepelerde, mağara girişlerinde ve korunaklı mevzilerde ağır silahlarla konuşlanmışken; kahraman Polis Özel Harekat timimiz, tamamen açık arazide ve çıplak kayalıkların arasında, vatan aşkıyla ileri atılmıştır.
Çatışmanın ilk anlarından itibaren roketatar ve ağır makineli silahlarla yoğun ateş altına alınan timimiz, bir an bile tereddüt etmeyerek geri çekilmeyi reddetmiştir. Yiğitlerimiz; bir yandan yaralı arkadaşlarını ateş hattından tahliye etmek, diğer yandan terörist grubu geri püskürtmek için mermilerin üzerine yürüyerek göğüs göğüse bir mücadeleye girişmiştir. Gece karanlığı çökene dek süren bu amansız çatışmada ağır kayıplar veren örgüt mensupları, karanlıktan yararlanarak kaçmaya çalışmıştır.
Bu destansı mücadele sırasında, en ön safta omuz omuza çarpışan altı yiğidimiz şehadet mertebesine ulaşmıştır. Timin en tecrübeli isimlerinden Özel Harekat Polis Memuru Kadir Can, en zor şartlarda dahi soğukkanlılığını yitirmeyen evladımız Özel Harekat Polis Memuru Cihat Akkaya ve birbirlerine siper olup son nefeslerine kadar direnen kahraman Özel Harekat Polis Memurlarımız Yavuz Selim Arslan, Mustafa Erdoğan, Recep Topaloğlu, Arif Mamış; kanlarının son damlasına kadar sarsılmaz bir iradeyle direnerek vatan sevgilerini Cudi Dağı’nın sarp kayalıklarına mühürlemişlerdir.
Şafak vaktiyle birlikte devletimizin kararlılığı sahaya daha güçlü yansımış; 23.Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı ve Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugayı’na bağlı JÖH birlikleri ile Kobra helikopterleri bölgeye sevk edilmiştir. İki gün boyunca kesintisiz süren operasyonlar neticesinde şehitlerimizin kanı yerde bırakılmamış, saldırıyı gerçekleştiren gruptan onlarca terörist etkisiz hale getirilmiştir.
Bayrağı, vatanı ve milleti uğruna kahramanca çarpışan şehitlerimizin naaşları, Şırnak Emniyet Müdürlüğü önünde düzenlenen törenin ardından memleketlerine gönderilmek üzere Diyarbakır’a nakledilmiş ve ebedi istirahatgahlarına uğurlanmışlardır.
Şehitlerimiz geride gözü yaşlı ama vakur aileler bırakmıştır. Bu emanetler, milletimizin ve devletimizin omuzlarındaki en kıymetli sorumluluktur. Onların aziz hatırasına sahip çıkmak ve terörle mücadeledeki kararlılıktan vazgeçmemek, şehitlerimizin vatan iradesine olan borcumuzdur.
Bugün, Şırnak Özel Harekat şehitlerimizin şehadet yıl dönümünde; onları bir kez daha rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Sizleri Unutmayacağız…
***
Alper UZUNGÜNGÖR
Başkomiser (e)

Yorumlar
Yorum Gönder