Kolluk Görevinin Sınırları ve Toplumsal Bilincin Önemi

Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı’na girecek bir öğrencinin kimliğini evde unuttuğunu fark etmesi üzerine Aydın’da görevli trafik polislerinden yardım istemesi, kolluk kuvvetlerinin toplumla kurduğu insani bağın güçlü bir örneğidir.

Sınava dakikalar kala devreye giren Yunus ekipleri, öğrencinin evinden kimliğini alarak okula ulaştırmış ve bir gencin geleceğini etkileyebilecek bir mağduriyetin önüne geçmiştir.

Son günlerde bazı polisiye hesapların, polisin buz kütlesini kırması, yola düşen taşı kaldırması, tıkanan logar kapağını açarak suyun akışını sağlaması gibi tamamen insani ve güvenlik odaklı müdahaleleri hedef alarak “Sizin işiniz değil, bırakın görevlisi yapsın” şeklinde çığırtkanlık yaptığı görülmektedir.

Bu yaklaşım hem meslektaşlarımızı incitmekte hem de kamu güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Polis, gözünün önünde bir vatandaşın buzda kayıp düşmesini, yoldaki bir cismin kazaya yol açmasını, tıkanan bir logarın taşkına-kazaya sebep olmasını seyredemez.

Böyle bir durumda “görevlisi gelsin” diyerek kenara çekilmek hem hukuki hem vicdani sorumluluğu reddetmek anlamına gelir. Kolluk kuvveti, tehlikeyi gördüğü anda müdahale etmekle yükümlüdür; çünkü kamu düzeni, can ve mal güvenliği, görev tanımının ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu nedenle polisimizin bu tür insani reflekslerini eleştirmek yerine, polisin kimsenin hizmetlisi olmadığını; şemsiye, evrak çantası, ayakkabı, çekecek, ibrik gibi kişisel eşyaları taşımakla yükümlü olmadığının anlatılması gereklidir.

Bu gerçeği eğitimlerle vurgulamak önemlidir; ancak bunun da tek başına yeterli olmadığı unutulmamalıdır. Polisin bilinçli, toplumun duyarlı olması için uğraşı şarttır.





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Teşkilatımızın itibarını algı operasyonlarına kurban ettirmeyiz!

TÜRKİYE POLİS EMEKLİLERİ SOSYAL YARDIM DERNEĞİ AYDIN ŞUBESİ KAPATILDI

EMEKLİ POLİS FETÖCÜLERİN KORUNDUĞUNU İLERİ SÜREREK YÜRÜYÜŞ YAPTI